Ads 468x60px

Pages

ORDAN BURDAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ORDAN BURDAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

HAYDİ KURAN OKUYALIM...


Epeydir yazı veya tarfi paylaşamadım sizlerle yeniden çalışmaya başladım... Mart ayı birde muhasebeciler için dert ayı olunca kendime bile zor vakit ayırır oldum.
Bugün size bir site tavsiye etmek için yazıyorum http://www.hatim-online.com/tr/advise.php annemler umreye gidecekleri için onlarla birlikte hatim yapıp hediye olarak göndermek istedim. bu site karşıma çıktı.... Kuranı kerimi 120 hizb olarak ayrılmış ve her hizb neredeyse 10 yada 15 dakika arasında sürüyor. böylece her gün 15 dakika ayırarak 4 ayda bir hatim bitirmiş oluyoruz.... Ayrıca arapça bilmeyenlerde mealini okuyarakda aynı şekilde tüm kuran mealini dinleyerek hatmetmiş olurlar....Allah hepimizi hayırlara vesile kılsın inşallah.... amin....
Herkese hayırlı geceler.....

''BAŞ VAKT''E BEŞ GÜZELLEME

Sabah...


Bir gül tazeliğinde selamlamak üzere gün seni.. Kalbine binlerce şafak dokunuyor gün ışığının değdiği yerde. Bir müjde dökülüyor sokakların çehresine. Bir taze nefes olup içiyorsun yeni âlemi de.. Bir yeni bakış olup çerçeveliyorsun kaldırımları, gürültüleri bile.

Sözüyle bütün sabahları müjde eyleyen kutlu elçi'nin dudağına değen sözler dudağını bekliyor şimdi. Göğün ve yerin nuruna elçilik eden o aydınlık yüz'ün yöneldiği kıble dönüyor yüzüne. O ebedî tebessümün hep yeniden hep yeniden doğduğu an öpüyor alnını şimdi.

Sana senden de yakın olanın, seni senin seni sevmenden de önce sevenin sonsuz ve sessiz yakınlığı değsin alnına.

Şimdi sabah namazı vakti...

Öğle

Bin telaşın yamaçlarında savruluyor saçların. Koşturmaların ortasında serin bir rüzgârı özlercesine kıvranıyor kalbin. Vaktin zirvesinde uykuların en talihsizi yakışıyor yakana. Yoğun işlerin, gereksiz önceliklerin, ertelenmiş düşlerin sonrasında, yakınlıkların en güzelini özlüyor, sılasına uçmak istiyor ruhun.

Gelişiyle "ateşlerin söndüren" o Elçi'nin bin umutla koştuğu, sonsuz tebessümle sığındığı o kapının eşiğindesin şimdi. Varlığıyla sağır duvarları yıkan, bakışıyla küskünlükleri deviren, duruşuyla uzaklıkları eriten o kutlu elçi'nin durduğu yerde bekleniyorsun şimdi.

Ana şefkatinden öte bir şefkatle üzerine titreyen, kederlerinin hepsini kalbinden silip süpüren, korkularının cümlesini sessizliğiyle susturan o elçi'nin durduğu yerde durasın, durulasın şimdi.

Şimdi öğle namazı vakti.

İkindi

Gölgelerin uzuyor; hatıraların soluyor, güzlerin hepsi alnında birikiyor. Eriyor vakit, kayıp gidiyor avuçların bile avuçlarından. Tenin çekiliyor dünyanın kıyılarından. Ayaklarını sıkı sıkıya bastığın toprak seni de çekiyor isimsiz kalmış, unutulmuş taşların altına. Beli bükülüyor mutlulukların. Sesi kısılıyor hesapsız sevinçlerin... Dudağı kuruyor sahte ümitlerin...

Asr'ı saadet eyleyenin elinden kanatlanıyor ümit kuşları. Vakti, sonsuzluğun avuçlarına akıtan elçi'nin gözlerinden uçuyor hüznün baygın kelebekleri. Dünyayı, ebediyetin tarlası eyleyip terk edilmiş tohumları uyandıran elçi'nin yüzünden geçiyor sevinçli maviler.

Yüzünü sonsuz aynalara hazırlayan, sözünü sonsuz mutlulukların vadisine akıtan, gözünü bitmez huzurların pencere önüne taşıyan O Elçi'nin eğildiği yere eğil şimdi.

Rükûlarca doğrultasın ümitlerini, secdelerde bulasın yitirdiklerini.

Şimdi ikindi namazı vakti.

Akşam

Alaca vakitlerin hoyratça tırmaladığı loş kentlerde bir yalnızsın. Yumuşacık yastıkların bencilliği beslediği sağır vakitlerde bir çaresizsin. Silahların konuştuğu, hasetlerin kol gezdiği, kibirlerin boy verdiği amansız kuyuları itilmiş bir yetimsin. Elinden tutan yok güneşin bile... Başını kurtaramıyorsun her akşam göğü kana bürüyen, yıldızları karanlığa bulayan akşamların aldırışsız geçişinden. Geri gelmiyor gün. Bir dahası yok yaşamanın.

Akşamın kızılca kıyametini avuçlarında gül kızılı bir dua eyleyen Kutlu Elçi'nin müjdesi duyuluyor dinle... Çürüyüp giden vakit, nefes nefes solan hayatın özünü damıtmaya çağrılıyorsun seccadeye.

Elinden tutamadığın ellerini sonsuzluğa bağla şimdi kıyamda. Tükeniş rüzgârlarından uzak tutamadığın saçlarını ahrete uzat şimdi rükularda. Bir türlü vefalı aynalara tutamadığın yüzünü sonsuzluğa akıt şimdi secdelerde.

Şimdi Akşam Namazı vakti..

Yatsı

Gecenin koynuna yuvarlandı dünya. Yakası çözüldü tutkuların, hırsların. Ayağına yıldızlar dolandı sığ telaşların. Gözler yeni avuntular arıyor renkli kuyularda. Bir göz kapağının ardına savruluyor kimlikler, benlikler, bencillikler. Eşitleniyor âlem. Yetimin uykusunda bir rüyâ saltanatı uyanıyor. Zalimin uykusunda bin cehennem alev alıyor.

Günleri yüzsüzleştiren aydınlıkları terk eden, kalpleri sahteleştiren bencilliklerde sırtını dönen, varlığı çirkinleştiren cimriliklerden yüz çeviren rahmet yağmurunun altında ıslanıyorsun şimdi. Yalnızlığını insanı alaka'dan ve ilgiden yaratan Rabbiyle sonsuz komşuluğa çeviren kutlu elçi'nin yolunu adımlıyorsun şimdi. Yüzünü çevirdiğin kıblede vuslat müjdesi. Sözlerin eylediğin ayetlerde sonsuzluk nefesi... Bedenini yoğurduğun namazda bekliyor seni "kerimlerin en keremi" Rabbin...

Yokluğa meydan "oku"maya dönüştür şimdi namazını. Bencilliğe karşı durmak için eğ şimdi bedenini. Kibirlenmeyi aşağılamak için in şimdiyi secdeye..

Şimdi Yatsı Namazı Vakti

Senai Demirci

Yazıyı  http://istezeynep.blogspot.com/ da gördüm çok beğendim paylanşmak istedim bende....

PAZAR FİLESİNE DÖNÜŞ ETKİNLİĞİ


Etrafınıza bir bakın! Heryer poşet atıklarıyla dolu. Evimizde dahi bir sürü poşet var. Marketlerden fazla fazla poşet alıyoruz. Sağlam kalanını çöp torbası yapmak için. En ufak bir ıvır zıvır, kitap, toka için dahi poşetlerle donatıyoruz ellerimizi. Bu poşetler geri dönüşüm maliyeti yüksek olduğu için sürekli yeniden üretiliyorlar, ve her an hayatımızdalar. Peki hiç düşündük mü bu poşetlere noluyor? Doğada çöp olarak birikiyorlar, ve yok olmaları 400 yıl sürüyor. Her birimiz poşet kullanımımızı azaltarak bu gidişatı durdurabiliriz.
Türkiye’de 5 kişiden biri naylon poşet yerine alışverişlerinde bez torba kullansa, bir nesil boyunca ülkemiz 31 milyar 46 milyon 400 bin naylon poşetten kurtulacak.
Çünkü, bez torba kullanmak, bir kişi için haftada 6, ayda 24, yılda 288, yaşam boyunca ise 22 bin 176 plastik poşeti kullanmamızı engelliyor
kaynak:
http://pazarfilesi.blogspot.com/
 
Evet doğaya bir destek de biz verelim özellikle mutfak alışverişimizi yapan biz bayanlar bu gidişata dur diyelim... Pazar filesi ve kumaş torbalarımızı kullanalım. Ayrıca bunu bir etkinlik haline getirmek istiyorum...
Naylon poşet yerine kullandığınız pazar filesi kumaş poşet yada şu marketlerden verilen geri dönüşümlü torbalardan kullananlar fotoğraflayarak  sitesinde yayınlayanlar ve etkinliğimize  gönderdiklerini yazanlar arasında yapacağım çekilişte 3 kişiye kurdela nakışlı kokoş bir alışveriş çantası hediye etmek istiyorum....Yalnız hediye çantamızın fotorafı şu anda yok en kısa zamanda sizinle paylaşacağım......
 
EVET Ramazan sonu itibari ile bu etkinliğimizi (şimdi karar verdim:)) başlatıyorum. Yanlış anlaşılmasın poşet kullanmaya devam edeceğiz o etkinliğin sonu yok fakat kullananlar arasında yapacağımız çekiliş için fotoğraf gönderme  30 Eylül itibari ile sona erecektir....
 
Çoğu Ülke bunu naylon poşet kullanımını yasaklayarak yada çok yüksek vergi uygulayarak  bez torba kullanımını yaygınlaştırıyor... Ukraynaya gittğimde Tema vakfına ait bez torbayı tesadüfen çantamda taşıyordum.Bir markete girdik 1.5 litreli su cips ve kola almıştık adam bizE poşet vermedi çok şaşırdık. Çantamdan bez torbayı çıkarınca eşim çok şaşırmış ve daha yapacağımız alışverişleri düşününce çok mutlu olmuştu.Yolculuk boyunca bez torbamdan hiç ayrılmamıştı.Geldiğimde araştırma yaptığımda anladım ki çoğu ülkede ya yasak yada kullanımın sınırlı....

HAYDİ NAYLON POŞETE HAYIR DİYELİM..

.ETKİNLİK ŞARTLARI:

Etkinliği blogunuzda duyurmak.
Etkinlik amblemini sitenizin kenarına eklemek.(yani yukarıdaki fotoğrafı bloga link vererek eklemek)
Bir de bez torba kullandığınıza dair içi dolu bez torbalarınızın fotoğraflarının linkini bana yorum olarak yollamak.....

HAYDİ FİTRELERİMİZİ AFRİKAYA YOLLAYALIM.

AFRİKA’DAKİ KARDEŞLERİMİZİN SİZLERE İHTİYACI VAR


“Her Evden Bir Fitre, Bir İftar Afrika’ya”

Dünyanın en fakir kıtası olan Afrika’da 40 milyonun üzerinde insanın kronik açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı, her üç Afrikalıdan birinin yetersiz beslendiği, bu yıl Doğu Afrika ülkelerinin son 60 yılın en büyük kuraklığını yaşadığı, özellikle Somali, Etiyopya, Kenya, Eritre, Tanzanya, Uganda ve Burundi’de de etkisini gösteren bu kuraklığın başta çocuklar olmak üzere binlerce insanın yaşamını tehdit ettiği hepimizce bilinmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Dünyanın hangi köşesinde olursa olsun muhtaç insanlara yardım eli uzatmak, çok uzaklarda olsalar da birileri açken tok yatmamak, insanlığın birlik ve dirliği için elimizdeki nimetleri paylaşmak ve mesafeleri hiçe sayarak gönül köprüleri kurmak için bir kampanya başlatmış bulunmaktadır.

Başkanlığımızın Türkiye Diyanet Vakfı ile ortaklaşa başlattığı “Her Evden Bir Fitre, Bir İftar Afrika’ya” adlı bu kampanya ile Ramazan’ın bereketini kardeşlerimizle paylaşmış, fitrelerimizin en azından bir tanesini bir kişilik iftarın masrafını göndermek suretiyle Afrika’da açlık tehlikesi ile karşı karşıya kalan kardeşlerimize bir lokma ekmek, bir yudum su ikram etmiş olacağız.
Başlatılan uygulama ile bütün operatörlerden AFRIKA yazıp 5601’e gönderilecek olan SMS’ler 5 TL karşılığında olacak, 3 SMS gönderildiğinde bir fitre bir iftar parası verilmiş olacaktır.

Ümit ediyoruz ki fitrelerimiz ve iftarlarımız uzaklarda hayata tutunmaya çalışan canlara ab-ı hayat olacaktır.

BAĞIŞ YÖNTEMLERİMİZ

1. ONLİNE BAĞIŞ
http://www.diyanetvakfi.org.tr/ İnternet Adresine girerek online bağış bölümünden ilgili bağış hesabını seçebilirsiniz.(Bu uygulama 1 Ağustos 2011’den itibaren aktif olacaktır)

2. SMS İLE BAĞIŞ (1 SMS 5 TL.’dir.)
SMS ile Bağışta bulunmak için AFRIKA yaz 5601’e 1 SMS gönder
SMS ile Fitrenizi vermek için AFRIKA yaz 5601’e 2 SMS gönder

3.YADA HAVALE YOLU İLE BAĞIŞ
Hesap numaraları http://www.diyanet.org.tr/  adresindedir...

REZALET

(AMBLEM GROUPOMA.COM DAN ALINMIŞTIR)

GROUPAMA SİGORTADAN KASKO YAPTIRANLARIN VE YAPTIRACAKLARIN DİKKATİNE

EĞER ALLAH KORUSUN BİR KAZA YAPARSANIZ VE ARABANIZ PERTE ÇIKARSA ARACINIZIN BEDELİNİ ALMANIZ HİÇ DE ÖYLE REKLAMLARDAKİ KADAR KOLAY OLMUYOR BİLESİNİZ...
ÖNCE BİZ GİBİ EVRAKLARIN TEK TEK İSTENMESİ İLE ÖNCE SÜRÜNÜYORSUNUZ....

 17 TEMMUZDA EŞİM KAZA GEÇİRMİŞTİ AMA BUGÜN 24 EKİM OLDU HALA ALAMADIK....
BUNUN SORUMLUSU KİM O DA BELLİ DEĞİL.....

HATTA SİZ SİZ OLUN SİGORTANIZ VARSA BİLE İPTAL ETTİRİN...

BİRDE BLOG ARKADAŞLARIMDAN RİCAM EĞER MÜMKÜNSE BU YAZIYI BİR KEZ BLOGLARINDA YAYINLASINLAR.... MÜŞTERİ HİZMETLERİNE ŞİKAYET ETTİM BİR ÖZÜR TELEFONU BİLE ALMADIM.....
ANLAYACAĞINIZ ARKADAŞLAR SİNİRİM HALA GEÇMEDİ BU SİGORTA ŞİRKETİNE KARŞI BİRDE BURDAN YAYINLAR ARKADAŞLARIMI UYARIRSAM BELKİ İÇİM FERAHLAR DİYE DÜŞÜNDÜM....

KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN.........



NEDEN ''KADİR ''  GECESİ?


Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırd edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır. (3)
"Kadr" kelimesinde "tazyik" manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir.

Bir hadiste, "O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır" buyurularak buna işaret edilir. (4)

Kadir Gecesinin Ramazan'ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte, Ramazan'ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. "Onu yirmi yedinci gecede arayınız" mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir. (5)
Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan'nın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya edegelmişlerdir.
Bunun için mü'minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede herbir Kur'ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.
Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur'ân okunur, Kur'ân tefsirleri mütâlâa edilir. Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah'a niyaz ve tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.

"Kim inanarak, sevabını ancak Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir." (6)
Bu gecede nasıl dua edelim?
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:
"Dedim ki, 'Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?’
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam "Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî (Allah’ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin' buyurdu"

SEVGİLİ CAHİDENİN COCA COLA İLE İLGİLİ YAZISI

Koca dünyaya evrensel bir dille, dimdik duruşla meydan okuyan, kendileri bir avuç ama yürekleri yere göğe sığmaz büyüklükteki kahraman kardeşlerimizin kurtuluşuna sevincimiz şükrümüz ifade edilemez. Hepimizin cuması mübarek olsun, ümmeti Muhammed’in birliği ve selameti için yapılan dualarımız bu kutlu günde arşa yükselen dualar olsun inşallah. İnsanlık adına, İslam şuuru adına, Türklük adına gururla yazacaklarım bitmez fakat en az kardeşlerimize sıkılan silah kadar gerçek, lisanslı katil “coca cola”ya dikaktinizi çekmek istiyorum.


Yrd.Doç.Dr. Cemalettin Camcı’nın kaleme aldığı ve internet üzerinden dağıtımını sağladığı 2005 yılından kalma bayatlamış ama 5 sene aradan sonra bile sofralarımızda taptaze bir haberi yinelemek istiyorum. Obama’nın “No Cola” kampanyasıyla ailesine ve okullarda içilmesine müsade etmediği cocacola ve bu şirkete ait diğer ürünler fantası, gazozu, cappysi, turkuaz/damla suyu, bizim ramazan sofralarımızın baş tacı olmaya daha yıllarca devam edeceğinden korkuyorum! Yabancı sitelerde dahil colanın zararlarından ölümlerden bahsedilmesine rağmen yakın çevreme bile bıraktıramamamın üzüntüsü içindeyim, bunun sebebi esiri olduğumuz reklamların etkisimi? içeriğindeki kokainin ve formülü bilinmeyen maddelerin beyinleri uyuşturması kalpleri şuursuzlaştırmasımı? Amerikada markası ne olursa olsun Kola taşıyan araç şoförleri ”kimyasal madde taşıma ruhsatı” bulundurmaları zorunluğunun bana çağrıştırdığı, patlayıcı maddeler içereğiyle maneviyatımızı infilak ettirmesimi?

Boykotumuz bilinçlenme ve bilinçlendirme çabamız gündem konusu gibi alevlenip sönmesin, sadece CocaColayla sınırlı kalmasın ama ne yazık ki birçoğumuzun evlerinde bulunan bu zehirle mücadelemizi başlatalım şeytanın bacağını kıralım istiyorum, niyet hayr olursa akıbetde hayr olur inşallah. Rabbim dilimizdeki düğümü çözüp gayretimizi arttırsın.amin.



Aşağıdaki yazı, Fırat Üniversitesi Genel Cerrahi Yrd.Doç.Dr. Cemalettin CAMCI tarafından hazırlanmıştır:

Dün gece eve dönerken su almak üzere markete uğradım, görevliye şöyle sordum:

1,5 lt. su var mı? Ama Turkuaz/Damla dışında lütfen. Turkuaz çıktığından beri bu şekilde su alıyordum artik. Para verip kötü su içmeye hiç niyetim yok! Marketteki adamın dediklerini aynen aktarıyorum:

- Abi, ben o sudan satmıyorum. İnan ki gelen müşterilerden onda dokuzu senin söylediğin şeyi söylüyor.

Peki, neden halen satıyorlar? diye sordum.

- Abi, Turkuaz/Damla suyu, marketlere bedava veriliyor, satarsan kâra geçiyorsun, satmazsan öylece duruyor. Ama ben satmıyorum, çünkü alan yok. Ayrıca CocaCola satanın Turkuaz/Damla da satma zorunluluğu var, hatta başka su sattırmamaya çalışıyorlar.



Uzun söze gerek yok; hiç kimse almazsa, hiç kimseye satamazlar…

Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum.

Türkiye’de bazı şişeli içme suları doğal kaynak suyu değil. Doğal kaynak sularında devlete para ödemeniz gerekiyor, artı bu tesislerin yatırım maliyeti çok yüksek. Dolayısıyla CocaCola ne yaptı, kaynak suyu araştırmalarının maliyetlerini çok yüksek bulduğu için Bursa/Kestel ovasındaki CocaCola fabrikasında derin kuyu pompalarıyla ovanın suyunu çekerek bunu da termostan geçirip filtre ederek hem CocaCola meşrubatını hem de Turkuaz/Damla’yı şişelemeye başladı.



Turkuaz/Damla’nın etiketinin üst ve altındaki Kahverengi şeritlere dikkat edin:

‘Sofra İçeceği’ yazar. Devlet, CocaCola’nin uyanıklığını kanuna uydurmak ve uyanıklığa yapılacak itirazları bertaraf etmek için böyle bir kural çıkardı!

Binlerce dönümlük tarım arazisinin bulunduğu ve CocaCola hariç hiçbir İşletmeye ‘derin kuyu pompası’ çakma izni verilmeyen Kestel ovasında, yeraltından çekilen su, filtre edilip daha sonra içine bazı mineraller katıldıktan sonra Türkiye’nin en ücra kasabalarına bile satılıyor ve lıkır lıkır içiliyor. Bazı yazlık kasaba ve köylerde neredeyse Turkuaz/Damla harici içme suyu bulamazsınız çünkü dağıtım ağı çok güçlü. Bayilere baskı bile olduğu yolunda duyumlar aldım. Turkuaz/Damla içmeye Devam edecekseniz, unutmayın, yapay bir su içiyorsunuz.

Duyarlı bir vatandaş olarak konuya dikkatinizi çekerim. Her tarafı doğal kaynak sularıyla dolu memlekette, millete kuyu suyunu zorla ve de üstüne para alarak içiriyorlar.



Kola’nın ülkesi’nin 1960 lı yıllarda, Özellikle ilkokul Öğrencilerine Ücretsiz süt tozu, balık yağı ve peynir yardımı yaptığını, bu tarihlerden sonra Anadolu tarihinde ilk kez çocuk felci vakalarının görüldüğünü ve de sonraları Çocuk felci aşısının ‘rutin aşılar’ arasına sokulduğunu, bu aşıların bizlere büyük paralarla satıldığını HATIRLAYIN VE UNUTMAYIN..

Küba gibi bir ülkenin ‘İnsan sağlığıyla ticaret olmaz’ diyerek, (ABD de bile patent aldığı) kanser aşısını, yoksul ülkelere ilacı, isteyen Ülkelere de patentini Ücretsiz verdiği, buna karşın tüm AB / ABD / İSRAİL’in yapay hastalıklarla hazinemizi ve sağlığımızı emdiklerini BİLİN VE UNUTMAYIN.. Ücretsiz su veriyorlarsa’ bunun nedenini DÜŞÜNÜN VE BULUN!
DAHA FAZLASI......  http://cahidejibek.wordpress.com/

You are guilty!

You are guilty!


You have attacked the ships carrying humanitarian aid to Gazza.

You have sent upon us fully geared military forces.

You have waged a war against compassion, mercy, friendship and solidarity stemming from 33 countries.

You have mercilessly shot the helpless and civilian people from the head.

You have incarcerated 360 friends of ours.

You have attacked our brothers and sisters whose sole purpose was to give determination, joy and hope of life to the whole world.

You defended your savagery.

You did not heed humanity's warning to stop.

As the goverment of Israel, you have committed a crime against humanity.

You are guilty.

We herewith charge you as guilty before the world public opinion!

And should you not cease this horrible wrongdoing bordering on insanity...

And should you continue to trample upon the universal values common to all of humankind...

You will end up turning the whole civilized world against you.

And as for us...

In the name of civilization, humanity and in the name of peace...

We shall continue to fight against you until our last breath.

http://www.israelyouareguilty.com/?action=home

SUÇLUYORUZ


SUÇLUYORUZ....
Gazze'ye insani yardım götüren gemilere saldırdınız.

Tam teçhizatlı askerlerinizi üstümüze saldınız.

33 ülkeden gelen şefkate, merhamete, dostluğa, yardımlaşmaya savaş açtınız.

Korumasız ve sivil insanları başlarından vurdunuz.

360 arkadaşımızı tutukladınız.

Dünyaya yaşama azmi, yaşama sevinci ve umut veren kardeşlerimize hücum ettiniz.

Vahşetinizi savundunuz.

İnsanlığın "Dur" ikazına uymadınız.

İsrail hükümeti olarak, insanlığa karşı suç işlediniz.

Suçlusunuz.

Sizi dünya kamuoyu önünde suçluyoruz!

Bu korkunç hatadan, ahmaklığa varan saldırganlıktan derhal dönmezseniz...

İnsanlığın evrensel değerlerine kurşun sıkmaya devam ederseniz...

Uygar dünyayı tümüyle karşınıza almış olacaksınız.

Ve biz...

Medeniyet, dostluk, insanlık ve barış adına...

Sizinle ilelebet mücadele edeceğiz.

DESTEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN  www.israelyouareguilty.com/

BARKOTA DİKKAT ET BOYKOTA DEVAM

İSRAİLİ DURDURALIM


BU KONU İLE İLGİLİ EN HEPİMİZİN DUYGULARINI EN İYİ ŞEKİLDE
ARKADAŞIMIZ CAHİDE İFADE ETMİŞ......
LÜTFEN TIKLAYINIZ

SON 7 YAZIM HİÇ YORUM ALMADI

EVET HİÇ YORUM ALMADIM DİYE ÜZÜLÜYORDUM BİRDE BAKTIM YORUM YAZ BÖLÜMÜ YOK Kİ BLOGDA....
KURCALARKEN SANIRIM TAMİR ETTİM.....
İNŞALLAH TEKRAR BOZULMAZ.... YORUMLARINIZI BEKLİYORUM ARTIK....
HERKESE İYİ GECELER.....

YARIN SON GÜN HEDİYEM İÇİN....

EVET BUGÜN SON YORUMLARI ALIP İZLEYİCİLERİM ARASINDA ÇEKİLİŞİ YARIN YAPACAĞIM.... HEDİYEMİ SADECE ALAN KİŞİ BİLECEK:))
BLOGU VARSA YAYINLAYACAK....  YOKSA KİMSE ÖĞRENEMEYECEK:))

BLOGA HİÇ VAKİT AYIRAMIYORUM YENİ MUTFAĞIMDA BULUŞMAK ÜZERE....
GÖRÜŞMEK ÜZERE....

TAŞINMA TELAŞI ve HEDİYELERİM.

tüm eşyalarımı topladım evimin boşalmasını bekliyorum.... Taşınma telaşı sebebi ile yemek yayınlayamıyoruz en kısa zamanda geri dönmeyi ümid ediyor ve diyetimize de devam ediyoruz..... diyet ile ilgili mail atmaya devam arkadaşlar..... onlar kendilerini biliyorlar:))
BİRDE HEDİYELERİMİ ALDIM BURADAN AYLİN UYAR  HANIMA VE ÖZLEM AYAR HANIMA TEŞEKKÜR EDİYORUM FOTOĞRAFLARI ÇEKEMEDİM AMA EN KISA ZAMANDA KULLANIRKEN YAYINLAYACAĞIM....
TEKRAR TEŞEKKÜRLER.........

GELSİN HEDİYELER

YILBAŞI İŞLEMLERİ HALA BAŞIMI AĞRITIYOR BİRDE BUNUN YANINA GAYRİ MENKUL SERMAYE İRADLARI YANİ KİRA GELİRLERİ BEYANNEMELERİ GİRİNCE HİÇ BİR ŞEYE VAKİT AYIRAMIYOR İNSAN......
BLOGLAR ARASI GEZİNMEYİ BİLE ÇOK ÖZLEDİM AYRICA HEDİYE ETKİNLİĞİ İÇİN BİLE HEDİYEMİ HAZIRLADIM FAKAT POSTAYA VEREMEDİM....

BENDE NEREDEYSE 200 İZLEYİCİYE ULAŞMAK ÜZEREYİM BENDE İZLEYİCİM OLANLAR VE AYNI ZAMANDA YORUM BIRAKANLAR  ARASINDA BİR ÇEKİLİŞ  YAPARAK HEDİYE VERMEK İSTİYORUM...   LÜTFEN BLOĞUNUZDA BU YAZIMI DUYURUN....
ÇEKİLİŞ TARİHİ OLARAKTA  1 NİSAN ((ŞAKA GİBİ:)) BELİRLİYORUM...
HERKESE İYİ GECELER........

TOKİDEKİ DAİREMİZ İHTİYAÇTAN ACİL SATILIK


       İŞYERİMİZE  DAHA YAKIN EV ALDIĞIMIZ İÇİN  İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ 84 METREKARE , AYLIK 250 TL ÖDEMELİ DENİZLİ KALEDEKİ  EVİMİZ  ACİLEN İHTİYAÇTAN  SATILIKTIR..... İLGİNENLER İÇİN GEREKLİ BİLGİ SAHİBİNDEN.COM DA TIKLAYINIZ...   


SEVGİLİLER GÜNÜ HEDİYESİ

EVET BOMBA GİBİ BİR KAMPANYA HANIMLAR EŞLERİNE ERKEKLER HANIMLARINA ÇOK GÜZEL BİR SEVGİLİLER GÜNÜ HEDİYESİ KİNG,İN SİZ TÜKETİCELERİNE HERZAMAN KALİTELİ VE GÜVEN SUNUMU EŞSİZ ÜRÜNLERİYLE DEVAM ETMEKTE İŞTE ONLARDAN BİR TANESİ King P1100 Majestic Katı Meyve Presi SİZE BU ÜRÜNÜ BU GÜZEL GÜN İÇİN HEDİYE EDİYOR öncelikle bu güzel kampanya için KİNG,e kendi adıma ve tüm katılımcılar adına TEŞEKKÜR EDİYORUM...



                                AYRINTI İÇİN KELEBEK-MAKBULE TIKLAYINIZ....

SON DAKİKA SÜRPRİZİ


erkek kardeşimin son dakika sürprizi onun evinde çok beğendiğimi söylüyordum EN SON ÖĞLEYİN KAHVE İÇERLERKEN YAKALADIM VE YİNE SÖYLEMİŞTİM... TEK TUŞLA KAHVE İÇTİNİZ BENİ NİYE ÇAĞIRMADINIZ DİYE:))  BANADA BİTANE ALMIŞ HEDİYE ETTİ  ÇOK SEVİNDİM....
TEŞEKKÜRLER.....TEŞEKKÜRLER..... TEŞEKKÜRLER.....TEŞEKKÜRLER.....
BİRDE  YANDAKİ KARACA YEMEK TAKIMINIDA GİZLİ BİR SPONSORUM HEDİYE ETTİ:)) ONADA TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM EN YAKIN ZAMANDA KARACA YEMEK TAKIMIM İLE YEMEK FOTOĞRAFLARIM YAYINLANACAKTIR.....
100. YAZIMA BUNLAR HEDİYE EDİLDİ BAKALIM 1000. YAZIMA ARABA BEKLİYORUM BLOG BANA ŞANS GETİRDİ:))

SOHBET YAPAN KÜÇÜK KIZ....


LARA YI SOHBET YAPARKEN DİNLEMELİSİNİZ KİMİN KIZIDIR KİMDİR BİLMİYORUM AMA TIKLAYIP DİNLENMESİ GEREKEN BİR KIZ NAMAZI ÇOK GÜZEL ANLATIYOR....


LilySlim Diet days tickers